Yemek Kulübü

Bir Lebon Pastanesi vardı bilir misiniz? 19. yüzyıl ortalarında açılmış kendisi. Sonra yerini Markiz’e bırakmış. Gün gelmiş, Markiz de kepenkleri indirmiş, karşısındaki otele devredilmiş dükkan. Lebon’un yazısı kalmış, Robert’s Coffee olmuş. Robert amca da kapattıktan sonra Markiz yazısı hala yerinde dururken Yemek Kulübü olmuş bu tarihi mekan.

Yanında da şu anda Darty olan, bir zamanların Markiz Pasajı yer almakta. Pasajlık hali kalmamış tabi, tövbe estafuğrullah bir şeyler olmuş. Her neyse, içeriye giriyoruz ve oldukça süslü bir iç mekanla karşılaşıyoruz. Özellikle tavana dikkat derim. Tam karşımızda mutfak var, etrafta masalar, solumuzdaki duvarda ise çoook eski resimler yer almakta. Mekanın bu kadar süslü olması gerçekten iyi bir şey, sebebini az sonra söyleyeceğim.

Bir arkadaşımla okul yüzünden caddeyi arşınlamakla meşguldük, işimizi tamamlayınca yemek için burayı test etmeye karar verdik. Özellikle vitrindeki lcd ekranda gösterilen fiyatların uygunluğu da etkili oldu. Garsonların ilgisini çekmek için bir miktar uğraştıktan sonra siparişlerimizi verdik. Ben tavuklu fettucine söyledim, arkadaş da hünkar beğendi söyledi. İşte bu sırada mekanı incelemeye bayağı fırsat bulduk. Tavan’ın restore edilip edilmediğini tartıştık, resimlere baktık askerlik anılarımızı anlattık. Yok lan daha askere gitmedik ki, gitmiş olsak anlatırdık ama. Onun yerine bir miktar daha bekledik. Evet, bayağı bekledik yani. İşte mekanın güzelliği bu yüzden önemli, insanı meşgul ediyor en azından uzun bekleme sürecinde. Yemeklerimiz geldi sonunda. Arkadaş bayağı sevdi kendi siparişini, benim makarna ise ne kötü ne şahaneydi diyeyim. Daha iyi makarnalar yemişliğim var. Ayrıca porsiyonlar biraz küçük geldi bana. O bekleyişten sonra beklentilerim artmıştı sanırım. Yemeklerimizi bitirip hesabı ödedik ve derse geç kaldık (gereksiz bilgi).

Yemek Kulübü’nün talihsizliği Markiz gibi biraz efsanevi bir dükkanın yerini doldurmaya çalışması belki. Ancak gittiğimizde oldukça doluydu. Genel müşteri profili de üniversite öğrencileri. Hatta garsonlar da öyle aslında. Bol vaktiniz var, çok paranız yoksa gidin, iç mekanı süzün biraz, resimlere baka baka yiyin yemeğinizi.

Meraklısına:  web | mail | twitter face ekşi mekanist

“Mutlu günler!” | mistiklal ekip

Yiğitcan Karanfil

Lise ve üniversite boyunca İstiklal Caddesi’nden eksik olmamış, üniversite bitiminde de Toronto’ya yollanmış, şimdilik ne yaptığı pek de belli olmayan bir insanım. Mimarım, asabiyim, macerayı severim (gülüşmeler filan). Kendim hakkında bir şeyler yazmaktan da zerre hazzetmem.

Latest posts by Yiğitcan Karanfil (see all)

3 Comments

Bir Cevap Yazın