Yeni Bir Picasso & Kutup Işıkları / 5 Şubat-20 Nisan @Pera Müzesi

Sanatsever Mistiklalciler için bugün başlayan iki sergi haberi ile karşınızdayız! Pera Müzesi 20 Nisan’a kadar  Picasso: Doğduğu Evden Gravürler ve Seramikler ile Aurora: Kuzey Ülkelerinden Çağdaş Cam Sanatı başlığı altında iki sergiyi ağırlayacak.

Pera Müzesi’ndeki sergilerde en çok hoşuma giden şey sanatçıyla ilişki kurmamızı sağlacak şekilde bir anlatı kurgulamaları. Nickolas Muray  ya da Frida Kahlo ve Diego Rivera sergilerini gezmiş olanlar demek istediğimi daha net anlayacaklardır. Bazen sanatçının kişisel notları, görüntüleri, mektupları veyahut eşyaları ile izleyici arasında kurdukları köprü çok etkili oluyor. Bu ilişkiyi kurmaya çalışan pek çok sergi görüyorum etrafta fakat Pera Müzesi’nde farklı bir başarı yakalanmış durumda. Kurgulanan söylem sayesinde; enteresan bir şekilde kendimizi hiç zorlamadan, sanatçıyı kalıplarından sıyırıp ”insan” olarak algılamamıza izin veren bir bakış açısına giriyoruz. Bu sebepten özellikle Picasso Sergisi benim dikkatimi çekti hele bir de kişisel eşyalarının, çocukluk patikleri gibi şeyleri de getirdiklerini duyduğumda daha da heyecanlandım.  Zaten sergideki bütün bir seçki Málaga’daki doğduğu evden, Museo Casa Natal Koleksiyonu’ndan derlenmiş. İsmi ve yeteneği sınırları aşan insanları, o herkesin bildiği kişiye dönüşmeden önceki hikayelerini öğrenme fırsatı her zaman elimize geçmez. Bu sergiden en temel beklentim de bu aslında, Picasso’yu farklı bir açıdan görmek, belki de sadece onu adıyla özleşmiş Kübizm ya da Guernica-Avignonlu Kızlar gibi yapıtlarından soyutlayabilmek ve yeni bir Picasso ile tanışmak. Tabi  bir de sanatçının kendi içindeki dönemlerini gözlemleyebilmek için bu seçkinin güzel bir şans olduğu kesin. Kısacası gidip görün diyorum:)

Gelelim ikinci sergi Aurora’ya, bu seçkide Kuzey Ülkeleri’nin cam sanatı ustalarına yer verilmiş. Danimarka, Norveç, Finlandiya, İsveç ve İzlanda’dan 25 sanatçının işlerini görebilirsiniz. Türkiye’de daha önce bu kadar kapsamlı bir sergi yapılmamış çağdaş cam sanatı üzerine bunu da not düşelim. İlgilenen herkese de şimdiden iyi gezmeler dilerim!

Sedef Can

Sedef Can

Zamanımın çoğunu İstiklal Caddesi ve çevresinde geçiririm. Yemek olsun, içmek olsun bunlara pek düşkünüm. Bilhassa kahve ve rakı özel ilgi alanıma giriyor. Mistiklal dışında ne ile meşgulsün derseniz; Koç Üniversitesi Tarih Bölümü'nde okuyorum. Gelecekte yaşamımı kalemimle kazanmak gibi bir fantezim var. Hayatta prensip olarak düşünüyorum ama yapmıyorum. Mistiklal ise ilk eyleme geçişim olabilir.
Sedef Can

Bir cevap yazın