Dem Karaköy

fotoğraf 2 (8)

Geçen hafta nihayet Karaköy Dem’e girebildik. Uzun zamandır kapısından bu kadar çok döndüğüm bir mekân olmamıştı. Diyeceksiniz ki burası gece kulübümü kapısında sıra oluyor fakat ben bizzat yer olmadığı için üç kere kapıdan döndüm varın siz düşünün nasıl tok satıcı olduklarını. Ayrıca hakkında o kadar çok şey duydum ki, beklentilerim de haliyle arttı. Son iki üç aydır; dergiler, gazeteler, köşe yazıları durmadan buradan bahsediyordu. Başarılı bir PR çalışması yapılmış belli, başka türlü bu kadar ünlü olabilecek bir yer değil zira. Girizgâhtaki şüpheciliğimden ve tavrımdan anlaşılacağı üzere hiç memnun ayrılmadım Dem’den.

Bir kere daha baştan kızdırdılar beni: “Burası beş kişilik masa siz iki kişisiniz” diye. Hiç yer olmasa o anda belki böyle bir şey söyleyebilir işletmeci, ya da başka kalabalık bir grup gelmişse fakat boş masalar varken bunu yapmak ayıptır. Menüde görebileceğiniz üzere, gerçekten çay çeşitleri bol.  Ancak seçerken pek yardımcı olmadılar. Biz de bir demlik earl grey söyledik. Tatlı olarak da ‘Pişmaniyeli Armut’ sipariş ettik. Çaya pek düşkün olmamakla birlikte La Durée, Angelina, Tea by Thé ve Fauchon gibi pek çok salon de thé’de çay içmişliğim var.  Bu işte sunuma çok önem verildiği aşikârdır. Tabii Dem önceki saydıklarıma göre klasik değil daha günlük ve sade bir mekân. Ama tıpkı saydığım köklü çay evleri gibi Dem’de sunum geleneği başarılı bir şekilde sürdürülüyor. Porselen demlik ve fincanlar, yanında çay poşeti formunda gelen kurabiye gibi ayrıntılar şıktı gerçekten.

fotoğraf 1 (7)

Ancak lezzet yönünden aynı şeyi söylemem pek mümkün değil. Bir kere çay gerçekten kötüydü, demlik başına kullanılan çay ölçüsü, benim standartlarımda, ancak bulaşık suyu ortaya çıkarabilirdi zaten. Pişmaniyeli armut tatlısına gelecek olursak; şekerle pişirilmiş ufak yumurta büyüklüğünde bir armudun etrafına yapışmış tel pişmaniye parçaları düşünün, çevresinde de çilek reçelinden hallice bir şeyle çember çizilmiş. Ne tipi bir şeye benziyor ne de tadı. Bir tabak tatlıya 17 TL alıyorsanız eğer, onu bir şeye benzeteceksin arkadaş. Ben beğenemedim yediğimi, biraz da üzüldüm belli ki ortada bir emek var, ortam güzel ama işte servis elemanlarının falan toparlaması lazım tavır meselesini. Yine de tekrar edelim sunum güzel, yiğidi elimle boğarım ama hakkını veririm bak.

Pek gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir yer değil Dem. Üzülerek söylüyorum ki Karaköyde’ki pek çok restoran ve cafe gereksiz bir kibirle hareket ediyor, saçma sapan fiyat çekiyor, müşteri seçiyor. Yine de kendiniz tecrübe etmek isterseniz eğer, bir ara uğrayıp çaylarını için.

Meraklısına: web | ekşi | face | twitter

[sfoursquare uid=22179935 vid=5141c977e4b013ea87527016]

Sedef Can

Sedef Can

Zamanımın çoğunu İstiklal Caddesi ve çevresinde geçiririm. Yemek olsun, içmek olsun bunlara pek düşkünüm. Bilhassa kahve ve rakı özel ilgi alanıma giriyor. Mistiklal dışında ne ile meşgulsün derseniz; Koç Üniversitesi Tarih Bölümü'nde okuyorum. Gelecekte yaşamımı kalemimle kazanmak gibi bir fantezim var. Hayatta prensip olarak düşünüyorum ama yapmıyorum. Mistiklal ise ilk eyleme geçişim olabilir.
Sedef Can

Bir Cevap Yazın