Gezi İstanbul

Yine çok sevdiğim ve ne zamandır yazmak istediğim bir yerle karşınızdayım Mistiklal Dostları! Geçen hafta hem sabah kahvaltısı hem de güzel bir akşam yemeği için Taksim’in klasik mekânlarından, senelerdir adeta bir demirbaş gibi AKM’nin yanında duran Gezi İstanbul’a uğradık.  Burası Divan ile birlikte şık pastane geleneğini koruyan nadir işletmelerden biri.  Fakat geçen zamanla kendilerini bayağı bir geliştirdiler artık bir restoran ayarında servis veriyorlar. Gittiğinizde, menülerinin genişliği hemen fark edeceksiniz zaten: tost/sandviç/ burger çeşitlerinden, salata ve makarnalara, tencere yemeklerinden pizza ve risottolara uzanan çılgın bir menüleri var.

fotoğraf (1)

Kahvaltı deneyimimize geçecek olursam;  biz geçen Cumartesi uğradık, sabah 11 civarıydı ve çok kalabalık değildi açıkçası. Klasik Türk kahvaltısı sevenler burada aradıkları her şeyin güzelini bulabilirler. Menemen, peynir, zeytin, omlet, ekmek, çay, sahanda yumurta, reçel canınız ne çektiyse hepsi mevcut. Benim gibi kahvaltıya Fransız kalanlar içinse Fransız kahvaltısı var.  Vallahi şaka yapmıyorum üstelik sabahları huysuz olanlar ve her şeyin kokusuna takılanlar için gayet ideal bir seçenek; croissant (bildiğimiz kuruhasan), brioche (Fransızların çörek ile tatlı ekmek arası bir ürünü), tereyağı, reçel, ekmek sepeti ve bir adet filtre kahveden oluşuyor.  Kahvaltı için özellikle açık havada oturun derim, sabahları Taksim sakinken daha da güzel oluyor. Servis elemanları genel olarak başarılı, her şeyin lezzeti yerinde ve sunumlar da gayet şık diyebiliriz.

Hemen ertesi Cuma günü bir de akşam yemeklerini test etmek üzere oradaydık. İlk dikkatimi çeken şey çok boş olması oldu, biraz da şaşırdım hani çünkü en son kışın bir Cuma akşamı uğramıştım ve feci kalabalıktı. Zaten canımız tavuk yemek istiyordu, seçenekler arasında fazla boğulmadan hemen beyaz et yemeklerine göz attık. Curry(köri bildiğimiz) soslu tavuk ve Pepper (biberli ve kremalı) soslu tavuk da karar kıldık. Garnitürler özellikle patatesin hazır, pilavınsa kuru olmasından ötürü zayıftı ama tavuklar gerçekten çok lezzetliydi. Harika terbiye edilmişti, çok yumuşaktı ve sosların hakkı verilmişti. Önerim o garnitürleri biraz geliştirmeleri olacak, onlarda iyi olsa tabağın içine yerleşecektik herhalde.

IMG_20140426_202546 IMG_20140426_202532

Yemeğin üzerine Türk kahvesi içtik, tatlı olarak ise petit fourlardan (mini meyveli tartlar) yedik ki giderseniz mutlaka denemenizi tavsiye ediyorum zira tart, krema, meyve ve jölenin o kadar güzel oranlanabilmesine siz de şaşıracaksınız:)

Kahvaltı ve yemek dışında burada yapacağınız en güzel şey bir çay saatine uğramak olur sanırım. Tuzlu ve tatlı tabakları, börek, quiche (kiş) ve krepleri hepsi tadılmayı hak ediyorlar.

Fiyatlar genel olarak pahalı değil. Kendi ayarındaki yerlerden çok farklı bir şey beklemeyin yani, Taksim’deki ortalama düzgün bir cafe-restoran fiyatları ile karşılaşacaksınız. Ama Divan’dan kesin ucuz onu söyleyebilirim. Hatta şuradan gitmeden de göz atmanız mümkün.

Fark ettiyseniz uzun zamandır tuvaletlerden bahsetmiyorum yazılarımda bu kez değineceğim:)  . Tuvalet alt katta bulunuyor ve gayet temiz. Asıl mesele yolda bazı arkadaşlara rastlayabilirsiniz korkmayın, ben orada olduklarını senelerdir bilmeme rağmen bazen hala ürkmüyor değilim. Gidenler ne dediğimi anlayacaklardır.

P.S. Gezi İstanbul’da alkol de servis ediyorlar. Viski, rakı ve biranın yanında, şarap ve bilumum kokteyl çeşitleri de mevcut.

Sedef Can

Sedef Can

Zamanımın çoğunu İstiklal Caddesi ve çevresinde geçiririm. Yemek olsun, içmek olsun bunlara pek düşkünüm. Bilhassa kahve ve rakı özel ilgi alanıma giriyor. Mistiklal dışında ne ile meşgulsün derseniz; Koç Üniversitesi Tarih Bölümü'nde okuyorum. Gelecekte yaşamımı kalemimle kazanmak gibi bir fantezim var. Hayatta prensip olarak düşünüyorum ama yapmıyorum. Mistiklal ise ilk eyleme geçişim olabilir.
Sedef Can

Bir Cevap Yazın