Yazlık: Şehirlinin Kolonisi @Salt Beyoğlu / 5 Eylül – 16 Kasım

Kuşadası 1Bu yaz yazlığa gidemeyenler, yazlık sergi “Yazlık: Şehirlinin Kolonisi” Salt Beyoğlu’nda açıldı. Klima arızası ile başlayan basın ön-gösterimi sıcak bir karşılama oldu diyebilirim. Sevdiğimiz bir kişiye takılıyormuşuz gibi düşünün bu yorumumu, çünkü Salt hem arşivi hem de çalışmalarıyla çok değerli bir kurum. Üstelik “modern” ile uğraşmalarını, ezberbozma olarak gördüğümden ayrı bir pınçıklama* isteği oluşuyor kendilerini. İsmi bile çok başarılı: “Koloni kurmuş şehirliler”.

Ar-turKeyif alacağınızı düşündüğüm bu sergi, her zamanki gibi davetlisi olduğumuz basın öngösterimi (ve akabindeki kokteyl) ile başladı. Kokteyl kısmına en son değineceğim. Fakat hatırlamışken Kalebodur yönetimine mimarlık ve sanat alanındaki anlamlı desteklerinden dolayı şahsen teşekkür etmek isterim.

Ataköy PlajıNe var bu sergide derseniz? Yazlık Kültürü diye başlarım. Fakat sadece günümüzü değil Osmanlı döneminden sayfiyenin izleri de görebiliyorsunuz. Padişaha mektup yazarak yazlık için yer ve izin isteyen adamı okuyunca, arazi kapatmak için tek kişilik siyasi iradeyle arkadaş olmanın gerektiği günümüz inşaat sektörünü gülümseyerek anmadım değil.  Metni gidip okuyun, hitapları görünce “Öh” diyebilirsiniz: Gotham’ın kurucusu yüce Padişah!

Rıza Derviş Evi 1Alt katlara indikçe mimarlık ve kent-kentli irdelemelerine odaklanıyoruz. Sahil kesimlerindeki hızlı yapılaşma, saygın mimarların yazlık tasarımları, kıyı kanunlarındaki değişimler başlıklardan bazıları. Bir diğer açıdan modern yaşam biçimi olarak “yazın şehir, kışın şehirimsi deniz kenarı” konseptinin detaylı ve çok yönlü incelemesi diyebiliriz gördüklerimize.

sandalye

Lütfen oturmayın!

Benim en eğlenceli bulduğum kısım ise yazlık sandalyeleriydi. 9 farklı sandalyeye bakınca her kesimden insanları bir sahnede canlandırabiliyorsunuz. Dönem dönem moda olan bambusundan, şu an çoğumuzun balkonunda olan plastik sandalyeye kadar hepsi “aslan oturduğu yerden belli olur misali” basit ama derin bir anlatım oluşturmuş. Dolayısıyla bir kutlama da SALT ekibine gelsin. Ayrıca aynı salonda dönen, Bizimkiler’in devamı niteliğindeki Yazlıkçılar dizisi de bence serginin “gol olur” noktalarından biriydi.

Giriş kat ise Pattu mimarlık tarafından tasarlanmış. Sergiye gidenlerin bir numaralı instagram sömürüsü burada gerçekleşecek, kesin! —Salıncaklarda mı çekilsek, bir sürü can simidinden oluşan tavanı mı göstersek? ama şu duvar da iyi yaaa!— Sonuçta kokteyl de buradaydı, biz de bir iki kare paylaştık. Siz de paylaşırken #mistiklal etiketini koymayı unutmayın!

@mistiklal 'i instagram'da takip etmeyi unutmayın!

@mistiklal ‘i instagram’da takip etmeyi unutmayın!

 

Gelelim kokteyle. Servis ve deneysel mutfak bence başarılıydı. Pancar cipsini yoğurda banıp, buz gibi beyaz şarap eşiliğinde açtığımız sergiyi kapattık. Biz çıkarken (çoğu sosyalleşmeye gelen mimarlar olmak üzere) bir sürü insan Salt Beyoğlu‘na gidiyordu. Siz de mimarsanız kesin gidin, her nokta size hitap ediyor olacak. Değilseniz de gezmesi vakit almayan keyifli bir sergi. Herkese tavsiye ediyorum.

La Collectionneuse (c) LES FILMS DU LOSANGE

La Collectionneuse (c) LES FILMS DU LOSANGE

Serginin çeşitli aktivitileri ve film gösterimi de var. Onun haberi için burayı tıklayın.

*Pınçıklamak: insan ya da genellikle hayvan vücudundan et kopartımak içinmiş gibi uzanan kolun, dürtme ve şefkat duygularının karmaşası ile sonuçlanan müdahelesi, bir nevi kontrolsüz sevgi belirtisi. (Cümle: Seni pınçık pınçık yapasım var, Ece M.)

Meraklısına: web

 

 

Hüseyin
Takip et!

Hüseyin

Editör at Mistiklal
Bendeniz mistiklal'in kurucu ortağı. Bana göre bir mekanda, en belirleyici unsurlar fiyatı ve tuvaletidir. Kendini ne sandığını; aslında ne olduğunu anlatır. İstiklal’i babadan kalma severim, gezerim, okurum ve yazarım. Arşivim, belgelerim var.
Hüseyin
Takip et!