Tiyatro Pera perde diyecek: ”Kısasa Kısas” Prömiyer / 14 Kasım 2014

kisas2k

Şehir her gün daha hareketli hale geliyor, yazın miskinliğini üzerinden atan tiyatrolar da yeni oyunlarla sezona merhaba diyorlar. Tiyatro Pera, Shakespeare’in ünlü oyunu Kısasa Kısas (Measure for Measure) ile yarın akşam perde demeye hazırlanıyor.

Kısasa Kısas’tan bahsedelim biraz, önce komedi olarak sınıflandırılsa da zamanla Shakespeare’in problem oyunlar (problem play) kategorisinde değerlendirilmiştir. Yazarın oyunlarından bazıları için böyle bir kategori olmasının sebebi; bugün hala komedi mi yoksa tragedya mı olduğu hakkında fikir birliğine varılamamış olmasından ileri geliyor.

İktidarın doğasını sorgulayan oyun, adalet ve despotizmi tartışırken bir yandan da gerçekte yasalar kim için vardır, onu anlamaya çalışıyor. Özellikle iktidar nedir ve yozlaşmaya her daim mahkum mudur diye kafa patlattığım şu günlerde oyunun metini yeniden karıştırma arzusu duyuyorum. Gerçi bugün artık despotluğun tanımı ve yaptırımı 17 yüzyıla göre çok değişti. Slavoj Zizek, Çin’den örnek vererek der ki; özel yaşam düzeyinde kimse sizin özel sapıklıklarınıza karışmaz, yeter ki bunu siyasetle karıştırmayın Artık tipik faşist mobilizasyonu budur. Bunun tercümesi yeterince iki yüzlü iseniz yeni otoriter düzen için de gayet de güzel yaşar, keyfinize bakar ve cukkanızı doldurabilirsinizdir. Zaten güzide ülkemizde de dinden ve ahlaktan geçinenlerin yaptığı bundan farksızdır. Neyse amacım sizi siyasetle yormak değil o yüzden yeni otoriter düzenler şu yana dursun diyelim, sizi gidip bu güzel oyunu bir izleyin 🙂

Sinopsis ise şöyle:

Kentte yükselen adi suçlar ve ahlaki çöküş Dük’ün yönetimini tehdit etmektedir. Dük, keskin bir ahlak politikasıyla durumu düzeltme görevini, yeğeni ve vekili Angelo’ya verir. Sert ve otoriter bir yönetici olan Angelo, uykuya yatırılmış yasaları devreye sokar. İlk kurban da kentin soylularından, evlilik öncesi ilişkisi yüzünden yakalanıp idama mahkum edilen Claudio’dur. Claudio’nun kız kardeşi İsabella, ağabeyinin affedilmesi için Angelo’ya gider. Yasaları acımasızca uygulayan Angelo’nun arzularıyla çelişen ilkeleri sarsıntıya uğrar. İsabella  ise iffetiyle sınanacaktır. Bu arada Dük kimlik değiştirerek iktidarın icraatını ve halkın yeni yönetime olan tepkisini gizlice denetlemektedir.

 

 

 

Sedef Can

Sedef Can

Zamanımın çoğunu İstiklal Caddesi ve çevresinde geçiririm. Yemek olsun, içmek olsun bunlara pek düşkünüm. Bilhassa kahve ve rakı özel ilgi alanıma giriyor. Mistiklal dışında ne ile meşgulsün derseniz; Koç Üniversitesi Tarih Bölümü'nde okuyorum. Gelecekte yaşamımı kalemimle kazanmak gibi bir fantezim var. Hayatta prensip olarak düşünüyorum ama yapmıyorum. Mistiklal ise ilk eyleme geçişim olabilir.
Sedef Can

Bir cevap yazın