Fıccın

Biliyoruz, biliyoruz… İstiklal’i arşınlayıp duranların çok iyi bildiği bir mekan burası! Fakat duramadık işte biz de yazacağız bir iki söz üzerine 🙂 . Fıccın nerededir ile başlayalım, İstiklal Caddesi’nde Tünel yönüne doğru yürürken, St. Antoine kilisesini geçtikten sonraki ilk sağa dönün, işte Kallavi Sokaktasınız! Peki hangi Fıccın diyeceksiniz şimdi de çünkü bir sürü küçük küçük restoran-cafe var aynı isimde, rahat olunuz hepsi aynı işletme. Hangisine girseniz Fıccın yani.

Senelerdir istikrar ile büyümüş, Kallavi Sokağı’nı ele geçirmiş (oh ne iyi yapmış, o kadar iyi yapmış ki:) ) ve hali hazırda kendi müdavimlerine sahip bir restoran burası. Çerkez mutfağı ağırlıklı yemeklerin sunulduğu bir menüleri var, sahibi de (sahibesi hatta sanırım) Çerkez kökenliymiş. Henüz ben deneyemedim fakat zaten fıccın da bir Çerkez yemeği ismiymiş, etli ekmek tarzı bir şey anladığım kadarıyla. Denediğim de yazıya not düşeceğim merak etmeyin.

Biz geçtiğimiz cumartesi günü, yer bulup bulamayacağımızı bilmeden gitmeye karar verdik (daha önce öğle yemeği deneyimlerimiz olmuştu, memnun da kalmıştık). Hedefimiz bir kaç kadeh rakı içmek ve mezeleri denemekti. Sokağın sonundaki (Me Gusta Pera’nın karşısı) Fıccın’a girdik, şans bu ki yer de bulduk. Ancak yer sorunu olabiliyor, siz siz olun rezervasyondan şaşmayın.

20131223-132341.jpg
Çerkez tavuğu, acuka, fava, köpoğlu (ya da köpeoğlu), barbunya ve haydari denedik. Aralarından sadece favayı tuzsuz bulduk bir de haydariyi beğenmedik. Üstelik düşünüp durduk: “Haydarinin sorunu neydi?” diye, onu da tespit edemedik açıkçası. Ancak övmeden duramayacağım diğer mezeler gerçekten çok başarılıydı; hele acuka, çerkez tavuğu ve köpoğlu üzerlerine destan yazılır öyle bir lezzet! Bu arada kadayıflı muhallebiyi de mutlaka deneyin, gerçekten çok başarılı.

Peki ne kötüydü, kızarmış ekmek istediğimiz halde onu başaramadılar. Mezelerle maşa gelmedi, o da servis güçlüğü yarattı. Bir de yan masa da görüp istemesek getirmeyecekleri bir mayalı ekmek vardı (gider gitmez sorun, isteyin çok lezzetli!), ona da biraz bozulduk hani.

Fiyat performans oranı olağanüstü gerçekten. Çünkü yemekler çok lezzetli ve hesaplı, bu da ayrı bir çekicilik katıyor mekana zira sürekli gönül rahatlığıyla gidip, cebinizi yakmayacağını biliyorsunuz. Menüye göz atmak isteyenler buradan buyursun. Bu kadar zamandır lezzet kalitesini korumak hakikaten kolay iş değil, tebrik etmek de lazım. Üç günde rayından çıkan mekanları görünce, insan böyle yerlerin kıymetini daha iyi anlıyor.

Sabah poğaçaları, öğlen birbirinden leziz yemekleri ve akşam iki tek atmak için düzenli gidilecek harika bir mekan. Gidin, deneyin, tavsiye edin diyorum. Şimdiden afiyet olsun!

Meraklısına: http://www.ficcin.com/tr/

[sfoursquare uid=22179935 vid=4b543688f964a520a9b427e3]

 

Sedef Can

Zamanımın çoğunu İstiklal Caddesi ve çevresinde geçiririm. Yemek olsun, içmek olsun bunlara pek düşkünüm. Bilhassa kahve ve rakı özel ilgi alanıma giriyor. Mistiklal dışında ne ile meşgulsün derseniz; Koç Üniversitesi Tarih Bölümü'nde okuyorum. Gelecekte yaşamımı kalemimle kazanmak gibi bir fantezim var. Hayatta prensip olarak düşünüyorum ama yapmıyorum. Mistiklal ise ilk eyleme geçişim olabilir.
Sedef Can

Bir cevap yazın