Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar – Biz Mektup Yazardık @İş Sanat / Son Gün 20 Haziran

2015-05-06 15.24.51 Mektup yazar mıydınız? Bizim yaş dönemindeyseniz belki mektup arkadaşınız bile olmuştur. Hani şu bilmem neredeki okula “My name is…” ile başlayan cümleler gönderdiğiniz mektuplar. Belki de sevgiliye yazıp kapısına bıraktınız ya da kızıp ailenize veya kuzeninize çocukça giydirdiğiniz mektuplar oldu. Her ne olduysa oldu o günler mazide kaldı. Okudu mu değil de okundu mu endişesine transfer olduk. İyi mi oldu, bunu sorgulamak için sizleri kısa süre önce açılan bir sergiye davet ediyorum: “Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Çağdaşlarından Mektuplar – Biz Mektup Yazardık

2015-05-06 15.54.53İş Sanat Kibele Galerisinde açılan bu sergi gelini tarafından Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun (isim uzun olduğu için bundan sonra Bedri yazacağım, gücenmece yok) evinde bulunan mektuplara ve hikâyelere odaklanıyor. İlk bakışta çok anlaşılmasa da sergi Bedri Bey’in ilişkileri çerçevesinde sınıflandırılmaya çalışılmış. Akademi dönemi, Mari Hanım ile olan aşk dönemi gibi. Duvarlarda da ressam kişiliğini görüyoruz Bedri Bey’in, gönderilen kısmındaki talihli simaların onun gözünden portreleri var. Bazılarını Sedef ile çok ilginç bulduğumuzu söylemeliyim. Mektuplara bakarken ihmal etmeyin sakın.

2015-05-06 15.26.30

Bedri Bey’in çizimiyle Mari Gerekmezyan

Çok sayıda mektubun tasnifi ile oluşan projenin kitabı da var. Ara ara oradan seçtiğimiz kısımları sosyal medyada paylaşacağız. Özellikle magazinsever halkımızın Bedri Bey’in “Karadutum” dediği Mari Gerekmezyan ile olan yasak aşk hikayesine ilgi duyacaklarından hiç şüphem yok. Serginin son kısmı diyebileceğimiz dinleti alanında Bedri Bey’in sesini de duyabileceğiniz aşk yazışmaları insanı bir romantik havaya sokmuyor değil. Eşi Eren Hanım’da serginin bir parçası. İlk tanışmalarında bir odadaki tablolar arasından hangi iki tabloyu beğendiğini sorduğundan onun tablolarını göstermesi Bedri Bey için artı puan olmuştu şüphesiz.

2015-05-06 15.45.24

Meslektaş gördüm, hemen çektim

Kitap, mektuplar, zarfları ve dinleti şeklinde özetlenebilecek bu projenin gitmeye değer en önemli özelliği ise mektubun kimlere yazıldığı, kimlerden geldiği. O zamanların ruhunda (zeitgeist) kim varsa tanındık/bilindik diyebileceğimiz bu sergide var: Nâzım Hikmet, Ahmet Hamdi Tanpınar, Fikret Muallâ, Âşık Veysel, Adalet Cimcoz, Orhan Veli Kanık, Necip Fazıl Kısakürek, İbrahim Çallı, Andre Lhoté, Fahrünisa Zeid, Abidin Dino, Reşat Nuri Güntekin, Cemal Tollu, Nurullah Berk veya iş dünyasının önde gelen isimleri Vehbi Koç ve Nejat Eczacıbaşı. Kısacası akademik ve politik açıdan one-man-show yaşamış Eyüboğlu’nun arşivci kişiliği bize o güne dair önemli bilgiler aktarıyor.

2015-05-06 15.44.32

Aşık Veysel  için hazırlanan kartın büyütülmüş görseli

Ayrıca Beyoğlu ve özelde İstiklal Caddesinin de Narmanlı Han, Maya Galerisi gibi değerlerle gizli öznesi olduğu bir sergi bu. O zamanın entelektüel girişimlerinin yerini bugün çoğunlukla rantallektüel girişmeler aldı. Galiba sergi gibi yazıyı da nostaljik bir havayla bitireceğim.

2015-05-06 15.52.32

“One Man Show”

Pek kağıt kokusu romantiğinden değilimdir aslında, çağlar değişir ve iletişim yöntemleri de buna ayak uydurur. Fakat yazılı duygular, hele hele kâğıda bir ressam eli değdiyse üzerindeki çizimler ki sergilenen zarfları gördüğünüzde anlayacaksınız, çok bir başka etki bırakıyor. LED ekranlar, emojiler çok gelip geçici ve basit ne yazık ki.

2015-05-06 15.06.22Dilerseniz o şaheser zarflardan türetilerek hazırlanan zarf ve kâğıtları kullanarak siz de bir mektup yazabiliyorsunuz. Yazı masası çok havalı bir obje düşünüyorum da hep meslek gereği çizim masası sahibi olmuş birisi olarak bir tane edinsem iyi olabilir. Sadece yazmak için bir yer. Ne yazacağını bilmiyorsanız Levent metrosunda inin ve İş Kulelerine doğru yürüyün…

2015-05-06 16.10.52

Zarfları kullanmayı unutmayın!

 

Meraklısına: web | facebook | twitter

Hüseyin
Takip et!

Hüseyin

Editör at Mistiklal
Bendeniz mistiklal'in kurucu ortağı. Bana göre bir mekanda, en belirleyici unsurlar fiyatı ve tuvaletidir. Kendini ne sandığını; aslında ne olduğunu anlatır. İstiklal’i babadan kalma severim, gezerim, okurum ve yazarım. Arşivim, belgelerim var.
Hüseyin
Takip et!

Bir Cevap Yazın