Pen Cafe

Geçen yazıda başladığımız fal kafe yazı dizisine devam edelim öyleyse. Geçenlerde “Aaay bir falcı varmış çok iyi bakıyormuş, şunun şusu gitmiş şöyle demiş çıkmış” gibi muhabbetlerden sonra uzuuun zamandır baktırılmayan fala baktırmak için kalkıp gittik Pen Cafe’ye.
İki çeşit fal baktırma vardır ya. Birinde çok değerlidir o fal, 1 hafta 10 gün gidemezsin hep aklındadır, sonra vakit bulup gidersin pek değerlidir. İkincisinde ise birileri gidelim der “hee, ee tamam gidelim” der, gidersin. İşte 2.deki gibi gittik. Büyük bir beklenti yok, çok merak edilen bir soru yok. Yani anlayacağınız yorumlar kesinlikle objektif olacak millet!Efenim Yeter Hanım aldı bizi karşısına anlattı anlattı. Bir sürü şey söylüyor ama bir çoğu sizinle ilgili analizler. Kimi de yanlış çıkıyor. Örneğin: kararsıza kararlı demesi gibi. Sonrasında da gelecekle ilgili herkesin başına gelebilecek sıradan olayları söylüyor. Yani evleneceksin çocuğun olacak olmayacak falan. Öyle harf marf de bilemiyor.Meraklısı bol ama biz 3 kişi baktırdık 3ümüze de benzer şeyler söyledi. Bizim yorumumuz bu, merak edenler gidin siz de bir görün.

Bir erkekten Pen Cafe ve fal yorumu için de Hüseyin Penbeoğlu yazıyor:

“Fal konusu ilgim ve alakam dışında kalsın, ben yediğimi içtiğimi anlatayım. Efendim yesek mi yemesek mi derken ben açlığımdan bari bir tost söyleyeyim dedim.Şöyle bir diyalog gerçekleşti aramızda:

-Tost istiyorum.
-Karışık mı olsun?
-Evet
-(Tost hazır olur ve bana gelir)
-Ama kaşarlı bu?

Neyse ki hiç bişey demeden değiştirdiler (Yok bi de deseydi). Velhasıl yemek için gitmeyin. Her yere astıkları süper limonatalarını da içmeyin. Hiç öyle değil! Belliydi zaten; ama sizin için denemiş oldum. Onun dışında biraz loş ve boş bir ortam. İnsanlar fal sırası gelecek diye masalarda bekliyor. Beklemeyi hiç sevmem.”

Meraklısına:  web | mail | twitter | face | ekşi | mekanist

“Mutlu günler!” | mistiklal ekip
Elif Naz Güngör

Elif Naz Güngör

Anasının karnından 2.600 kilogram doğdu. Topuklu ayakkabıyla hiç yürüyemedi. Her içkili mekandan “nasıl oradan ayrıldığını hatırlamadan” ayrıldı. Bir gece gülcü tezgahtardan gül bile çaldı. Denizden babam çıksa yerim dedi. Rakıyı sulu, viskiyi kolalı içti. İçtikçe tuvalete gitti ve Mistiklal’in wc’lerini yarattı. İşten de en erken 7.30 da çıkabildi.
Elif Naz Güngör

Latest posts by Elif Naz Güngör (see all)

Bir cevap yazın