İngiltere’den Sevgilerle İsmail Saray / 13 Eylül-2 Kasım @SALT Galata

IMG_4834-0.JPG

Çok yüksek bir ihtimaldir ki İsmail Saray’ın adını hiç duymadınız. Bunun en önemli nedeni 20 yıldan beri ilk kez Türkiye’de bir sergi açıyor olması. İkincisi ise hem karakter hem de sanat anlayışı açısından çemberin dışından biri olması. Eğer bu yazı İngilizce kaleme alınsaydı onun için tam bir outcast derdim. Kanımca çemberin dışından bir sanatçı anlatmak istediğim tanıma en çok tekabül eden söz öbeği. 13 Eylül’de SALT Galata’da açılan serginin basın ön gösteriminde sanatçı ile gezme fırsatı bulduğumuz çalışmaları; Saray’ın sıradışılığının ve zamanın ötesine seslenişinin kanıtı gibiydi.

1943 doğumlu sanatçı, Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü’nden mezun olduktan sonra bir süre Diyarbakır’da resim öğretmenliği yapıyor. Ardından aldığı devlet bursu ile 1968’de Londra’ya gidiyor. İlk aykırılık burada başlıyor herkes gider Paris’e, Saray Londra’yı seçiyor. Bugün Londra sanatçılar için çok uzak bir seçim değil fakat 70’lerde öyle. Saint Martin’s ve Royal Collage of Art’da eğitimini sürdürüyor. Ardından Türkiye’ye dönüyor, bursun karşılığı zorunlu hizmet için. Gazi’ye atanmayı beklerken belki hippi kıyafetlerinden belki aykırı sanat anlayışı sebebinden bu atama gerçekleşmiyor. Saray zorunlu hizmet için kendini Samsun’da buluyor.

IMG_4831.JPG

Saray‘ı dinlerken mücadeleci yapısı hemen göze çarpıyor. Daha serginin ilk açılış konuşmasını yaparken basına seslenişinde bile kendini gösteriyor. Susmayın diyor, sizin diyor yazmanız lazım, bu ülkedeki baskıları ancak siz duyurabilirsiniz. 12 Eylül’ü, kaybedilen genç aydınları anmadan konuya girmek içine sinmiyor belli ki. Bu yüzden Samsun yıllarında verdiği sanat mücadelesi daha anlamlı geliyor bana. Belli ki çemberin merkezinden gelen baskılara boyun eğecek biri değil Saray. Müfredatı yeniden değerlendiriyor, Samsun Eğitim Enstitü’sünde sadece sanat odaklı bir kütüphane kurabilmek için uğraşıyor. Bir yandan bu kütüphaneye İstanbul’dan kitap taşırken diğer yandan uluslararası sanat yayınlarının öğrencilere ulaşabilmesi için abonelikler yaptırıyor. Samsun yıllarında yapılan işleri ve öğrencilerle kolektif hazırlanmış enstalâsyonların videoları da sergide yer alıyor.

fft81_mf2428898

SALT ile İşbirliği

Son iki yıldır Salt İsmail Saray üzerine kapsamlı bir araştırma yürütmekteymiş, biz de bu sergi vesilesi ile öğrendik. Oluşturulan arşivde SALT’ın açık arşivi kapsamında herkes tarafından ulaşılabilir kılınacak:

1970’ler ile 1980’lerin başlarında Türkiye kültür ve sanat ortamında belirleyici bir konuma sahip olan ve zamanının ötesinde bir üretim yapan Saray’ın yaşamı ve pratiği üzerine kapsamlı bir araştırma yürütüyor. İngiltere’den Sevgilerle, İsmail Saray yoğun bir arşivleme süreci ve sanatçıyla derinlikli bir iş birliğine dayalı bu araştırma sonucunda hazırlandı. Uzun vadeli tasarlanan proje, Saray’ın tüm arşivinin toplanıp koruma altına alınması ve sanatçı arkadaşlarının sakladığı işlerinin gün yüzüne çıkarılmasıyla başladı. SALT, sanatçının iş birliğiyle birtakım işlerini arşivsel malzemeyi baz alarak yeniden üretti ve pratiğiyle ilişkili materyallerin detaylı bir arşivini oluşturdu. Gelecekteki araştırmalara da yardımcı olabilecek bir sözlü tarih çalışması bağlamında, Saray’ın birlikte üretim yaptığı kişilerin belgesel malzeme eşliğinde SALT Araştırma’da sunulacak.

İngiltere’den Sevgilerle’yi gezerken bir yandan sanatçının kişisel yaşam serüveninin ritmini tutacak diğer yandan yaptığı işleri bu kadar kapsamlı bir şekilde ilk defa bir arada görme fırsatını değerlendireceksiniz. Sergi 2 Kasım’a kadar SALT Galata’da görülebilir.

Sedef Can

Sedef Can

Zamanımın çoğunu İstiklal Caddesi ve çevresinde geçiririm. Yemek olsun, içmek olsun bunlara pek düşkünüm. Bilhassa kahve ve rakı özel ilgi alanıma giriyor. Mistiklal dışında ne ile meşgulsün derseniz; Koç Üniversitesi Tarih Bölümü'nde okuyorum. Gelecekte yaşamımı kalemimle kazanmak gibi bir fantezim var. Hayatta prensip olarak düşünüyorum ama yapmıyorum. Mistiklal ise ilk eyleme geçişim olabilir.
Sedef Can

Bir Cevap Yazın