Gölge Kahve

Sevgili okuyucular yavaş yavaş kışın gelmesiyle beraber İstiklal Caddesi sezonunu da açıyoruz. O zaman biz de mistiklal yazarları olarak sıcacık bir mekanla içinizi ısıtalım. Sıcak dediysek şu aralar İstiklal Caddesi üzerinde dışarıda masası olan nadir mekanlardan biri Gölge; yani püfür püfür.

Şimdi arada kısa bir açıklama yapayım istiyorum. Mekanın asıl müdavimi ben değilim, bu yazıyı yazması gereken arkadaş başka biri; ancak kendisi yazmak yerine bilgilerini benimle paylaşmayı tercih etti.Efenim rivayete göre mekanın sahibi çoook yakışıklı imiş (kızlar, maalesef artık kendisini pek göremiyoruz mekan civarında), eskiden pek sık oralarda olurmuş. Yazıyı yazması gereken arkadaş’ın arkadaşı da pek bir yanıkmış mekan sahibine ve sık sık mekana gidilmeye başlanmış. Şu sıralar malum şahsın eşini daha sık görüyoruz mekanda. Ona göre gidip de yakışıklı sahibi sormayın! Kendilerinin dünya tatlısı da bir kızları var (tü tü tü maaşaaallah). Ek bilgi: Gölge eskiden bir yan binadaymış, sonra bulundukları yere geçmişler.

Neyse gelelim mekanın asıl müşteriyi ilgilendiren kıstaslarına.
Az önce de söylediğim gibi Gölge, şu yaz günlerinde sevgili zabıtanın(!) masalarını toplamadığı nadir mekanlardan çünkü kendilerine ait ufacık bir verandaları var ve dışarıda rahatça oturabiliyorsunuz. Aynı dış mekanda kocaman bir ayna var ve aynaya doğru yürüyüp mekana girmeye kalkışmak sık yaşanan bir durum. Orası değil öbür taraf arkadaşlar! Yemekler leziz, fiyatlar Ara Kafe ayarında. Ev yemeği özleyenler, yalnız yaşayanlar için ideal domatesli pilavı var. Her yerde bulunmayan ayran aşı çorbası bile var. Yetişebilirseniz, size kalırsa her gün ev yemekleri olan bir menü çıkarıyorlar; ama genelde akşam saatlerinde bulamıyorsunuz, öğlen bitiveriyor. O saatlerde yer bulmak da epey zor. İlla öğlen gideceğim diyorsanız birini oturtun sabahtan sizi beklesin (hehe). Hep ev yemeklerinden bahsetmişim (yalnız yaşamak!). Fesleğenli tavuk, salata gibi kafe yemekleri de var; ama herkesin favorisi (sadece benim değil) Brüksel muhallebisi ‘yeme de yanında yat’ cinsinden.

Alkol de mevcut mekanda (sangria dahil). Uzun uzun sohbetler için uygun bir mekan, fakat laptopunuzu alıp çalışmak için pek değil. Zira sadece bir tane priz var ve o da taa köşe masada. Kahveleri ve yanında gelen kurabiyeler için bile gidilir. Özellikle bir margarinli bisküvitleri var, çocukluğunuzu hatırlatacak! (evet, beni çocukken margarinli bisküviyle beslediler).

Mekan küçücük ve yuva sıcaklığında. Beni çocukluğumda bırakın ve dağılın arkadaşlar.

Not: Mekanın yerini dan diye söyleyemeyeceğim kadar özel. Arayın bulun 😉 Bu nasıl çelişki ben de anlamadım hem yayınla hem sana kalsın; ama olsun gerçekten isteyen bulsun.

Foto: Elif Güngör

“Mutlu günler!” | mistiklal ekip
Elif Naz Güngör

Elif Naz Güngör

Anasının karnından 2.600 kilogram doğdu. Topuklu ayakkabıyla hiç yürüyemedi. Her içkili mekandan “nasıl oradan ayrıldığını hatırlamadan” ayrıldı. Bir gece gülcü tezgahtardan gül bile çaldı. Denizden babam çıksa yerim dedi. Rakıyı sulu, viskiyi kolalı içti. İçtikçe tuvalete gitti ve Mistiklal’in wc’lerini yarattı. İşten de en erken 7.30 da çıkabildi.
Elif Naz Güngör

Latest posts by Elif Naz Güngör (see all)